Inanc Meselesi Foruma Hosgeldiniz
Duyuru Baze Reklamlar Bize Ayit Degildir Reklamlari Tiklamayin Lütfen Üye Girisi Yapin Veya Üye Olun...

Selam ve Dua Ile
Inanc Meselesi
Inanc Meselesi Foruma Hosgeldiniz

Ailece Nice Güzel Paylasmalar Dileklerimizle.
 
AnasayfaRadyo Inanc MesTakvimSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Peygamberimizin vefatı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
°°°Leyla°°°
Özel Moderatör Inanc Ailesi
Özel Moderatör Inanc Ailesi
avatar

Online Puan :
0 / 9990 / 999

Mesaj Sayısı : 923
Kayıt tarihi : 29/08/09
Nerden : Almanya

MesajKonu: Peygamberimizin vefatı   Çarş. Eyl. 02, 2009 1:02 pm

Peygamberimizin vefatı

Resûl-i Ekrem Efendimiz hastalığının en şiddetli olduğu bir günde Ashabıyla helâlleşmeyi arzu etti.
Yine bir taraftan Hz. Ali'ye diğer taraftan da Fazl bin Abbas Hazretlerine dayanarak güçlükle ayağa kalktı ve mescide gitti. Minber'e çıkıp oturdu.
Hz. Bilal'e de (r.a.) şu emri verdi:
"Halka ilân et. Mescid'de toplansınlar. Onlara vasiyet etmek isterim. Bu benim son vasiyetim olacaktır."
Hz. Bilâl, emri yerine getirdi. Bir anda toplanan halkı mescid almaz oldu.
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, Allah'a hamd ve senâdan sonra Ashabı Kirâma şöyle hitap etti:
"Ey insanlar! Sizden ayrılma vaktim oldukça yaklaşmıştır. Sizden birine vurmuşsam, işte sırtım gelsin vursun.
"Birinizin malını almışsam, gelsin hakkını alsın.
"Sakın hak sahibi, 'Şayet kısas talebinde bulunursam, Resûlullah bana darılır' diye düşünmesin! Bilmelisiniz ki, benden hakkını isteyene darılmak benim fıtratımda yoktur.
"Benim yanımda en sevimliniz, hakkı varsa, gelip benden onu isteyen kimsedir. Yâhut helâl edendir. Ben Rabbimin huzuruna üzerinde kul hakkı olmadan varmak istiyorum."1
Bir anda ortalığa hazin bir sükût çöktü. Resûl-i Ekrem Efendimiz sözlerini tekrarladı:
"Ey insanlar! Kime vurmuşsam, işte sırtım, gelsin vursun. Her kimin benden alacağı varsa işte malım gelsin alsın."2
Cemaat içinden biri ayağa kalktı. "Yâ Resûlallah! Sizden üç dirhem alacağım var" dedi.
Peygamber Efendimiz, "Ben bu hususta hiç kimseyi yalanlamam ve hiç kimseye 'yemin et' diye teklif de etmem. Ancak bu üç dirhemin zimmetime nasıl geçtiğini öğrenmek isterim!" buyurdu.
Ayağa kalkan zât, "Yâ Resûlallah! Bir defasında huzurunuza bir fakir gelmişti. Bana fakire üç dirhem vermemi emretmiştiniz. Ben de verdim. İşte istediğim bu üç dirhemdir" dedi.
Peygamber Efendimiz, "Doğru söylüyorsun" dedikten sonra, "Ey Fadl! Buna üç dirhem ver"3 buyurdu.
Bundan sonra Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, "Mescide açılan kapıları kapatınız! Sadece, Ebû Bekir'in kapısı açık kalsın"4 buyurdu.
Emir gereği Mescid-i Şerifin çevresindeki evlerin kapısı, Hz. Ebû Bekir'inki hariç hepsi kapatıldı.5

Hz. Ebû Bekir Namaz Kıldırmaya Memur Ediliyor
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, hastalığı sebebiyle ezan okununca daima Mescid-i Şerife çıkar ve cemaata namaz kıldırırdı.
Vef'atına üç gün kala hastalığı birden ağırlaştı. Bu sebeple artık Mescidi Şerife de çıkamaz oldu. O zaman, "Ebû Bekir'e söyleyiniz, mü'minlere namaz kıldırsın"6 diye emir vererek imamlığı Hz. Ebû Bekir'e bıraktı.*

Peygamberimizin Son Namaz Kıldırışı
Hz. Ebû Bekir, Müslümanlara öğle namazını kıldırıyordu.Bu sırada Resûl-i Kibriyâ Efendimiz bedeninde bir hafiflik hissetti. Hz. Abbas ile Hz. Ali'nin yardımıyla yavaş yavaş Mescid-i Şerife çıktı.
Hz. Ebû Bekir, Resûl-i Kibriyâ Efendimiz gelmekte olduğunu anlayınca, geri çekilmek istedi. Efendimiz, yerinde durması için işaret etti. Sonra Hz. Ebû Bekir'in yanına oturtulmasını emir buyurdu. Hz. Ebû Bekir'in sol tarafına götürüp oturttular. Hz. Ebû Bekir ayakta, oturmuş olan Efendimize tabi oldu.7
Resûl-i Kibriyâ Efendimizin Mescid-i Şerifte Müslümanlara kıldırdığı son namaz budur.

Hz. Cebrâil'in, Hatırını Sormak İçin Gelişi
Rebiülevvel ayının onu, Cumartesi günü idi.
Cenab-ı Hak tarafından Cebrail (a.s.) geldi. Resûl-i Kibriyâ Efendimizin hal ve hatırını sordu:
"Ey Ahmed," dedi. "Yüce Allah, sana ikram olarak beni gönderdi. Sana soracağı şeyi senden çok daha iyi bildiği halde sana; 'Kendini nasıl buluyorsun?' diye soruyor"
Rabb-i Rahimine kavuşmanın hasretini yüreğinde duyan Resûl-i Kibriyâ Efendimiz şu cevabı verdi:
"Ey Cebrâil! Kendimi baygın ve sıkıntılı bir halde görüyorum!"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
YORGUN-78
Özel Yönetici Inanc Ailesi
Özel Yönetici Inanc Ailesi
avatar

Online Puan :
0 / 9990 / 999

Mesaj Sayısı : 1306
Kayıt tarihi : 11/03/09
Yaş : 38
Nerden : kocaeli

MesajKonu: Geri: Peygamberimizin vefatı   Perş. Eyl. 03, 2009 7:30 am

:eline emegine:

____________________________________________________________________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
°°°Leyla°°°
Özel Moderatör Inanc Ailesi
Özel Moderatör Inanc Ailesi
avatar

Online Puan :
0 / 9990 / 999

Mesaj Sayısı : 923
Kayıt tarihi : 29/08/09
Nerden : Almanya

MesajKonu: Geri: Peygamberimizin vefatı   Perş. Eyl. 03, 2009 11:37 am

rica ederim mevla sizden de razi olsun
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
SüMeYYe
Özel Yönetici Inanc Ailesi
Özel Yönetici Inanc Ailesi
avatar

Online Puan :
10 / 99910 / 999

Mesaj Sayısı : 782
Kayıt tarihi : 10/12/08
Yaş : 29
Nerden : Almanya

MesajKonu: Geri: Peygamberimizin vefatı   Paz Eyl. 06, 2009 9:57 pm

:aro: emegine saglik

____________________________________________________________________________________


Sabır, çekilen şeyi duymamak değil, ona dayanmayı bilmektir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
°°°Leyla°°°
Özel Moderatör Inanc Ailesi
Özel Moderatör Inanc Ailesi
avatar

Online Puan :
0 / 9990 / 999

Mesaj Sayısı : 923
Kayıt tarihi : 29/08/09
Nerden : Almanya

MesajKonu: Geri: Peygamberimizin vefatı   Ptsi Eyl. 07, 2009 7:48 am

Amin cümlemizden insaAllah okuyan gözlerine saglik kardesim..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Peygamberimizin vefatı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Inanc Meselesi Foruma Hosgeldiniz :: KURAN I KERIM :: Diger Dillerde Kurani Kerim-
Buraya geçin: